Metin
1 atıf
Huzint Müsteşarlığından: 05.08.2009
2007/11 Sayılı Genelgede Yer Alan
Hususlar ile Ara Dönem Finansal Raporlamaya İlişkin Sektör Duyurusu
(2009/22)
Bilindiği üzere, 2000711 sayılı “2007724 sayılı Aklücryal Zincirleme Merdiven Metoduna
Hişkin Genelgede Değişiklik Yapılmasına Dair Genclee”de aktücryal zincirleme merdiven
metodunda olağanüstü sapmalara yol açan ve normalde gerçekleşmesi beklenmeyen hasarların
sonuç üzerindeki etkisini azalımak için yapılan hesaplamaların değiştirilmiş olup, bundan sonra
bu hesaplamaların ortalama hasarlar üzerinden yapılacağı belirtilmiş, bu nedenle ödenen
tazminallara ilişkin basar dosya sayılarının da tabloda ilgili bölümde doldurulmusı gerektiği ifade
edilmiştir. Ayrıca, her iki kısımdaki veriler doldurulurken aralarındaki ilişkinin korunmasının
önem arz elliği, daha açık iladevle, ödenen tazminat girilen bir hücrenin ilişkili hücresine hasar
dosya sayısının da girilmesi gerektiği ve bu kuralın tersi durumda da geçerli olduğu belirtilmiştir.
Bununla birlikte: söz konusu venelyve ile ilgili olarak, bir hasar dosyasına ilişkin tazminat
ödemelerinin farklı dönemlere yayılması durumunda tabloya girilecek hasar dosya sayısının ne
olacağı konusunda tereddütler hasıl olmuştur. Vek bir hasar dosyasına ilişkin farklı dönemlerde
tazminat ödemeleri yapılması durumunda, ilgili dönemlere ilişkin hasar dosya sayısı, © dönemde
ödenen lazminat tutarının, xöz konusu hasar için ödenen toplam Lazminat tutarına oranı olmalı,
dolayısıyla Tarklı dönemlerdeki hasar dosya sayıları toplamı bire eşit olmalıdır. Örneğin 1000
TLlik bir hasarın birinci dönemde 500 TI., ikinci dönemde 300 TI.. üçüncü dönemde ise 200 TL
tutarında tazminat ödemesi yapılması durumunda, hasar dosya sayısı ilk dönem için 0.3, ikinci
dönem için 0,3 üçüncü dönem için ise 0,2 olarak girilmelidir.
Öte yandan, 2009711 sayılı genelgede tenzil edilecek rücu tahakkuklarına ilişkin olarak
Türkiye Sigorla ve Reasürans Şirketleri Birliğini muhatap 3/2/2005 tarih ve 6715 sayılı
yazımızda yer alan açıklamaların dikkate alınmasının gerekli görüldüğü belirtilmekle beraber,
söz konusu yazınm "Rücu işleminin davaficra voluvla yapılması halinde ise bu işlemlere
buşlanmış olması yeterli olacaktır. Diğer taraflan. dava sonucumn beklenmesine gerek
olmaksızın rücu alacakları faizli bakiveleri ile birlikte gelir olarak kaydedilebilecek. ancak bu
durumda söz konusu alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre şüpheli alacak
karşılığı ayrılacaktır.” paragrafının 2009711 şayılı genelec kapsamında değcrlendirilmemesi
uygun görülmüştür.
Diğer bir husus olarak, ara dönem finansal raporlamaya ilişkin Müsteşarlığımıza intikal
eden sorular. çerçevesinde, şirketlerin ara dönem İinansal raporlamalarında TMS 34'ü
uygulamaları gerekmektedir.