Metin
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: 27/01/2022
TFRS DEĞİŞİKLİKLERİNE UYUM KAPSAMINDA KURUM GENEL DEĞERLENDİRMELERİ
HAKKINDA SEKTÖR DUYURUSU (SAYI: 3)
(2022/1)
Bilindiği üzere, poliçe primlerinin vadeli tahsil edilmesi halinde, gelecek dönemlerde tahsil
edilecek primler mevcut bilançoda ilgisine göre “106-Banka Garantili ve Üç Aydan Kısa Vadeli Kredi Kartı
Alacakları” ile “120-Sigortacılık Faaliyetlerinden Alacaklar” hesabı altında yer alan “12001 Sigortalılardan
Alacaklar” ve “12003 Aracılardan Alacaklar” hesapları altında takip edilmektedir. İhtisas Komitelerinde
yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, söz konusu hesapların uygulanıp uygulanmamasına ilişkin bazı
konuların açıklığa kavuşturulmasında ve Kurumumuzun mütalaasının sektörle paylaşılmasında yarar
bulunduğu değerlendirilmektedir.
Bilindiği üzere, TFRS 17 Standardının 33 üncü paragrafında “İşletme, bir sigorta sözleşmesi
grubunun ölçümüne, gruptaki her bir sözleşmenin sınırı içinde kalan gelecekteki bütün nakit akışlarını
dahil eder (bakınız: 34'üncü paragraf). 24'üncü paragraf uyarınca işletme, gelecekteki nakit akışlarını
daha yüksek bir toplulaştırma düzeyinde tahmin edebilir ve daha sonra sözleşmenin ifasına ilişkin nakit
akışlarını sözleşme gruplarına dağıtabilir. Gelecekteki nakit akışlarına ilişkin tahminler:
(a) "Gelecekteki bu nakit akışlarının tutarı, zamanlaması ve belirsizliği hakkında aşırı maliyet
veya çabaya katlanılmadan elde edilebilen tüm makul ve desteklenebilir bilgileri tarafsız bir biçimde içerir
(bakınız: B37-B41 paragrafları). İşletme bunu yapabilmek için, muhtemel tüm sonuç aralıklarının
beklenen değerini (diğer bir ifadeyle, olasılıklara göre ağırlıklandırılmış ortalamasını) tahmin eder.
(b) İlgili piyasa değişkenlerine ilişkin tahminlerin bu değişkenlere ilişkin gözlemlenebilir
piyasa fiyatları ile tutarlı olması kaydıyla işletmenin bakış açısını yansıtır (bakınız: B42—B53 paragrafları).
(©) Günceldir—Tahminler, ölçüm tarihinde var olan koşulları, gelecekle ilgili o tarihteki
varsayımları da içerecek şekilde yansıtır (bakınız: B54-B60 paragrafları).
(d) Açıktır—İşletme, finansal olmayan risk düzeltmesini, diğer tahminlerden ayrı olarak
tahmin eder (bakınız: B90 paragrafı). İşletme, en uygun ölçüm yöntemi bu tahminleri birleştirmedikçe,
nakit akışlarını da paranın zaman değerine ve finansal riske ilişkin düzeltmeden ayrı olarak tahmin eder
(bakınız: B46 paragrafi).” ifadesi yer almaktadır. Bu kapsamda, sözleşme sınırları içinde sigortalının
yaptığı ödemelerin esas alınması gerekmektedir. Bu hüküm çerçevesinde Kurumumuzun değerlendirmeleri
ise aşağıda yer almaktadır.
Poliçe Primlerinin Vadesine Göre Alacakların Takibi
Poliçenin priminin taksitli olarak tahsil edildiği durumlarda, poliçede düzenlenen vadelere kadar ki
alacaklar “Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yükümlülükler” altında primler ile ilgili nakit akışlarında
gösterilmelidir. Bu alacaklar vadesi içinde tahsil edildiğinde tahsilata ilişkin gerekli kayıtlar yapılmalıdır.
Vadesi içinde tahsil edilmeyen alacaklar için ise ilgisine göre aşağıdaki işlemlerden uygun olanı
uygulanmalıdır.
Doğrudan Şirket Hesaplarına Ödenmesi Gereken Prim Alacakları
Prim ödemelerinin vadeleri geldiğinde doğrudan şirket hesaplarına yapılması gerektiği durumlarda,
primler tahsilat yapılana kadar “Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yükümlülükler” altında nakit akışlarında
gösterilmelidir.
Kredi Kartı Alacakları
Mevcut bilançoda banka garantili kredi kartı alacaklarından üç aydan kısa vadeli olanlar “106 -
Banka Garantili ve Üç Aydan Kısa Vadeli Kredi Kartı Alacakları” içinde, vadesi daha uzun olanlar ise
“12097 - Banka Garantili Kredi Kartı Alacakları” altında gösterilmektedir. Bununla birlikte kredi kartı
alacaklarına ilişkin olarak sektör genelinde sözleşme şekline göre;
e tek taksit seçeneği ile tanzim edilen sözleşmelerde tahsilatın banka tarafından garanti
edildiği,
e birden fazla taksit seçeneği ile banka blokajı yoluyla tahsilatın banka tarafından garanti
edildiği bir aydan daha uzun süreli vadesi olan ve
e birden fazla taksit seçeneği ile banka blokajı olmadan tahsilatın banka tarafından garanti
edilmediği bir aydan daha uzun süreli vadesi olan
durumlar bulunmaktadır.
Buna göre;
1. Tek taksit seçeneği ile tanzim edilen sözleşmelerde poliçenin düzenlenmesi ve kredi kartından
prim için ödeme alınması durumunda sigortalının ödeme yükümlülüğü tamamlanmış olmaktadır. Bu
durumda, prime ilişkin alacak bankadan tahsil edilene kadar “102-Bankalar” altında açılacak hesap altında
takip edilmesi gerekecektir.
2. Birden fazla taksit ile tanzim edilen poliçelerde, poliçede düzenlenen vadelere kadar ki alacaklar
“Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yükümlülükler” altında primler ile ilgili nakit akışlarında gösterilmelidir.
Bu primler vadesi içinde tahsil edilirse, gerçekleşen tahsilata ilişkin kayıtlar yapılır. Ancak, söz konusu
tahsilatlar bankanın blokeli hesaplarında tutulduğu süre boyunca “102-Bankalar” altında açılacak hesap
altında takip edilmesi gerekecektir. Bu alacakların vadesinde tahsil edilememesi halindeyse ilgisine göre
aşağıdaki işlemler yapılır.
a. Banka tarafından garanti edilen kredi kartı alacaklarında, poliçede belirlenen vade tarihi itibarıyla
bu alacaklar Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yükümlülükler hesabından çıkarılır ve “102-Bankalar” altında
açılacak hesap altında takip edilmeye başlanır.
b. Banka tarafından garanti edilmeyen kredi kartı alacaklarında, poliçede belirlenen vade tarihi
itibarıyla Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yükümlülükler altında yer alan nakit akışları içerisinde
değerlendirilmesi gerekir. Tahsilat yapılamama ihtimalinin getireceği tahsilat riski de dikkate alınır.
Diğer taraftan, şirketin tahsilat tarihini belli bir maliyete katlanarak erkene alması TERS 9 Finansal
Araçlar Standardı kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Aracılardan Alacaklar
Sigorta şirketlerinin aracılar vasıtasıyla tanzim ettikleri sigorta sözleşmelerinde, prim alacaklarının
aracıların tahsil yetkisinin olduğu ve olmadığı durumlara göre ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
Tahsil yetkisi olmayan aracılar vasıtasıyla tanzim edilen sigorta sözleşmeleri için, sigortalılar
ödemelerini sigorta şirketinin sunmuş olduğu sistem üzerinden kredi kartı vasıtasıyla gerçekleştirmeleri
halinde, şirketlerden bir önceki başlık altında değerlendirilen hususlardan ilgisine göre uygun olan
metodolojinin takip edilmesi beklenmektedir. Ödemenin doğrudan şirket hesaplarına yapılması gerektiği
durumlarda ise tahsilat yapılana kadar “Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yükümlülükler” altında nakit
akışlarında takip edilir.
Tahsil yetkisi olan aracılar vasıtasıyla tanzim edilen sigorta sözleşmeleri için ise şirket; Standardın
33 üncü paragrafı uyarınca; gelecekteki bu nakit akışlarının tutarı, zamanlaması ve belirsizliği hakkında
aşırı maliyet veya çabaya katlanılmadan elde edilebilen tüm makul ve desteklenebilir bilgileri tarafsız bir
biçimde içerecek şekilde tahmin eder ve sigortacılık yükümlülükleri içerisinde değerlendirir. Vadesi gelen
tutarlar ise sigortalıdan tahsil edildiğinde sigortacılık yükümlülükleri dışına alınması ve sonraki adım olarak
aracıdan tahsil edilip edilmeme durumuna göre yeni tek düzen hesap planında (Alternatif 1) yer alan “Diğer
Alacaklar” altında açılacak hesap altında kayda alınması uygun görülmektedir. Bununla birlikte şirketlerin
aracı üzerinde tahsilat takip sistemlerinin bu düzenlemeye uygun olmaması durumunda geçici olarak,
vadesi gelen tutarların sigortalıdan tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın nakit akışları altında kayda
almaları mümkündür. Reasürans işlemleri özelinde ise tahsilat takip sistemlerinin mümkün olmadığı
durumlar için kalıcı olarak vadesi gelen tutarların sigortalıdan tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın nakit
akışları altında kayda alınması mümkündür. Kurum ihtiyaç doğrultusunda Tek Düzen Hesap Planında yeni
hesap açabilir.
Tahsilat Riski
Şirketler sigortalının yükümlülüğü kapsamında beklenen nakit akışlarına ilişkin üretim yöntemi ile
ödeme aracına ve yöntemine göre asgari olarak Standardın gerektirdiği çerçevede tahsilat riskini de yansıtır.
Ayrıca, yukarıda yer alan durumlara ilişkin olarak, sigortalının yükümlülüğünün sonlanmasının ve Sigorta
Sözleşmelerine İlişkin Yükümlülükler altından çıkarılan tutarlara ilişkin olarak, şirketin alacağını bankadan
veya aracılardan takip ettiği durumlarda ilgili tutarların tahsil edilememe riskine ilişkin TERS 9 kapsamında
gerekli değerlemelerin yapılması ve tahsil edememe riskine uygun bir karşılık ayrılması gerekmektedir.
Portföy Seviyesi
Bilindiği üzere TFRS Değişikliklerine Uyum Kapsamında Kurum Genel Değerlendirmeleri
Hakkında Sektör Duyurusunda (SAYI: 2) Portföy Seviyesine ilişkin olarak “Bu kapsamda, “benzer risklere
sahip olma” ve “birlikte yönetilme” dikkate alınarak ve yukarıda açıklanan şekilde şirketçe belirlenecek
önemlilik kriterlerini dikkate alarak portföylerin şirketlerce serbestçe belirlenmesi gerekmektedir. Ancak,
kârlılığa ilişkin olarak Kuruma yapılacak raporlamalarda, asgari portföy seviyesinin hayatdışı branşlar
için Branşlar Tebliğinde yer alan ana branşlar ile, hayat branşlar için ise birikim, karma, hayat, ferdi
kaza, sağlık ve irat ile bunların kredi bağlantısı olup olmamasına göre uyumlu olması beklenmelidir.”
ifadesi yer almaktadır. İlgili ifade uyarınca Kurumumuza yapılan raporlamalarda; “benzer risk” ve “birlikte
yönetim” kavramları ve şirket tarafından belirlenen önemlilik kriterleri çerçevesinde oluşturulan portföyler
birinci cümlede ifade edilen şekilde raporlanacak olup, asgari detayda oluşturulan portföylerden daha alt
detayda finansal raporlama yükümlülüğü getirilmeyecektir. Bununla birlikte, şirketler tarafından
portföylerin daha alt detayda oluşturulması halinde, Kuruma yapılacak raporlamada uygun şekilde
toplulaştırılması istenecektir. Örneğin, şirketler ürünlerinin yapısını değerlendirerek ağırlıklı unsurunun
yangın olduğu fakat içinde mühendislik veya sorumluluk gibi başka unsurlar da bulunan poliçeler için
yangın portföyü oluşturduğunda, Kuruma yapılacak raporlamalarda yangın dışı teminatların ayrıştırılması
beklenmemektedir. Şirketlerin ağırlıklı olarak yangın teminatı bulunan işleri için benzer riskler ve birlikte
yönetim kavramları çerçevesinde “sadece yangın teminatı bulunan portföy” ve “ağırlığı yangın olmakla
birlikte diğer teminatların da bulunduğu portföy” şeklinde iki veya daha fazla portföyler oluşturması
halinde, Kuruma yapılacak raporlamada bu portföylerin sonuçlarının toplulaştırılması planlanmaktadır.
Geçiş Süreci
Bilindiği üzere TERS Değişikliklerine Uyum Kapsamında Kurum Genel Değerlendirmeleri
Hakkında Sektör Duyurusunda (SAYI: 1)'in Geçiş Süreci Yönetimine ilişkin olarak “Standartlar içerikleri
itibariyle uluslararası düzenleme olmakla birlikte ülkemizin kendine özgü ve standartlar kapsamında
ayrıca düzenlemeye ihtiyacı olan hususları bulunmaktadır. Sigortalar için oluşturulan havuz uygulamaları,
iskonto oranının hesaplanmasında dikkate alınacak kriterlerin farklılaşması, katılım sigortacılığının
prensiplerinin standartlar kapsamında değerlendirilmesi gibi konular bu hususların bir kısmını
oluşturmaktadır. Ayrıca, bazı şirketlerin bilgi sistemlerinin yapılacak ciddi boyuttaki dönüşüme uygun
olmaması gibi sebeplerle standartlara tam uyum konusunda zorluk yaşayabileceği de
değerlendirilmektedir.
Belirtilen sebeple veya benzeri makul sebeplerle 01.01.2023 tarihinde standarda tam uyumunun
şirketlerin hepsini kapsayacak şekilde — gerçekleşmesinin. mümkün olmaması ihtimali de
değerlendirilmektedir. Bu durumda, şirketlerin standartlara tam uyum gösterebileceği döneme kadar geçiş
dönemi mali tabloları hazırlamalarına imkân tanınması planlanmaktadır. Bu konudaki planlar süreç içinde
gerçekleşmelere bağlı olarak netleşecektir. Ancak, geçiş dönemi uygulaması sağlanırsa, bu uygulamayı
yapan şirketlerin nakit akışı tahminlerinde güvenlik yüklemesi yapması, sektör ortalamalarına belirli bir
risk yüklemesi yapılmış risk faktörleri uygulaması, iskonto faktörlerinin sektör ortalamalarının altında
uygulaması gibi ihtiyatlılık faktörlerini uygulamalarının zorunlu tutulabileceği beklenmelidir. Ayrıca,
zamanında geçiş yapamayan şirketlerin maruz kaldığı riskin doğru ölçülememesi ihtimalinin sermaye
yeterliliği hesaplamalarına yansıtılması da mümkündür.” ifadesi yer almaktadır. Şirketler ile yapılan
görüşmelerde bahse konu ifadenin bazı şirket yetkililerince yanlış yorumlandığı anlaşılmakta olup bu
konuda ilave acıkma yapma gereği duyulmuştur. Bu ifadeden TFRS 17'ye geçişin ertelenebileceği anlamı
çıkarılmaması gerekmekte olup, ilgili ifade uyarınca şirketlerin TFRS değişikliklerine uyum sağlayamadığı
alanlar kapsamında Kurumumuzca belli oranların veya tutarların geçici olarak sağlanmasının mümkün
olabileceği gibi bu alanlara uyum sağlayamamanın belli bir güvenlik yüklemesine neden olacağı ifade
edilmektedir. İskonto oranı veya risk düzeltmesi tutarlarının şirketler tarafından hesaplanamadığı
durumlarda bahse konu oranların Kurumumuzca ihtiyatlı bir şekilde sağlanması veya bu kapsamdaki
şirketin sermaye yeterlilik rasyosunun %25 gibi bir oranda arttırılması, geçiş yapamayan şirketlerin teknik
karşılıklarının %25 gibi güvenlik yüklemesine tabi tutulması gibi uygulamalar geçişi tamamlayamayan
şirketlere uygulanabilecek geçiş dönemi uygulamalarına örnek olarak verilebilir. Burada verilen oranlar
farazi oranlar olup, şirketlerin geçiş sağlayamadıkları alanlar ve buna ilişkin Kurumumuzca talep edilecek
güvenlik yüklemeleri süreç içinde mevzuat çalışmaları yapılırken daha detaylı olarak belirlenecektir.
Şirketlerin 01.01.2023 tarihinde ilgili standartlara tam uyum sağlaması esas olup, belirli alanlarda
gerekçeleri açıklanmak üzere azami uyum seviyesi ile geçiş süreci mümkün olabilecektir. Bu geçiş sürecine
ilişkin şirketlerin Kurumumuza sunacakları geçiş takvimi ile onay alması gerekmektedir. Bu süreçlere
ilişkin ilerleyen dönemlerde uygulamaların nasıl yapılacağı daha detaylı olarak açıklanacaktır.