Metin
2 atıf
Ek-i
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: 6/9/2024
BEKLEME SÜRESİ OLMAYAN SAĞLIK SİGORTASI ÜRÜNLERİNİN
UYGULAMALARINA İLİŞKİN SEKTÖR DUYURUSU
(2024/5)
Bilindiği üzere, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1401 inci
maddesinde “Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir
bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin
etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen
bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği
sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 1458 inci maddesi, “Sigorta, sigorta
koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde
yapılabilir. Ancak, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış
olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi
olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir. ” hükmünü içermektedir.
Ayrıca, 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 32 nci maddesinin ikinci
fıkrası “Sigorta şirketleri, reasürans şirketleri, aracılar ve sigorta eksperleri sigortalıların hak
ve menfaatlerini tehlikeye sokabilecek hareketlerden kaçınmak, mevzuat ve işletme planı
esaslarına uygun faaliyette bulunmak, sigortacılığın icaplarına ve iyiniyet kurallarına uygun
hareket etmek zorundadır.” ve dördüncü fıkrası “Müsteşarlık, sigorta şirketleri, reasürans
şirketleri, aracılar ve sigorta eksperlerinin yukarıda sayılan kurallara uymalarını sağlamak
üzere gerekli her türlü tedbiri almaya yetkilidir.” hükümlerini amirdir.
Buna karşın, Kurumumuzca yapılan denetim faaliyetleri kapsamında bazı sigorta
şirketlerince sağlık sigortası poliçelerinin, teminata konu risklerin gerçekleşmesinden (tedavi
süreçlerinin belirlenmesi, tedavi veya vefat gerçekleşmesi) sonra tanzim edildiği ve yine bazı
sigorta aracıları tarafından söz konusu poliçelerin düzenlenmesine aracılık edildiği hususları
tespit edilmiştir.
Bu çerçevede, riskin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkması
sonrasında düzenlenen söz konusu sözleşmelerin ilgili kanun hükmü kapsamında geçersiz
olduğu ve bahse konu uygulamaların sigortalıların mağduriyetine yol açtığı izahtan varestedir.
Sigortalı hak ve menfaatlerini tehlikeye düşüren bu uygulamalar, Kurumumuzca
yakından takip edilmekte olup ilgili mevzuata aykırı işlem tesis eden sigorta şirketleri ve
aracıları hakkında gerekli müeyyideler uygulanmaktadır.
Sonuç olarak, sigorta şirketleri ve aracıların söz konusu müeyyidelere maruz kalmamak
için konuyla ilgili gerekli tedbirleri ivedilikle yerine getirmeleri önem arz etmektedir.